kendin yap. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kendin yap. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mayıs 2014 Salı

DİY : cupcake formunda saklama kapları yapalım...

Herkese merhabalar.Takip edenler beni bilir ve  de hamur işlerini nasıl sevdiğimi...Bir önceki yayında bahsettiğim gibi keklere takmış durumdayım  ya iki tane  cupcake yaptım bu sefer dev gibi,kocaman hem  görsel bir güzellik hem işlevsel.Bazılarınıza çok saçma  gelecek bazılarınıza gülünç ve belki  bazılarınıza sevimli ne olursa olsun  düşünceleriniz  benim için  çok değerli bilmek isterim.İşte keklerim bunlar yapım  aşamalarını da elimden geldiğince resimlemeye  çalıştım çok kolay  ve eğlenceli bir çalışma oldu.



Bunlar  650 gr. lık boş  tutkal kutuları.önce kızlarımın karalama defterinden  kestiğim  kağıtlarla ince  rulolar yaptım uzunluğu kutunun yüksekliğine uyacak şekilde.
Bu ruloları eşit aralıklarla  kutunun çevresine tutkalla yapıştırdım daha sonra ince açtığım hamuru üstüne yapıştırınca kekimin kalıpta pişmiş gibi çıkıntılarını oluşturacaklar.Direk olarak hamuru da şekillendirip yapıştırabilirdim ama  objenin hafiflemesini sağlamak  için kağıt kullandım  köpük strafor gibi hafif şeylerde kullanılabilir ben elimde ne varsa onu  kullanmayı daha çok  seviyorum.  

 Kapağada kek  kabarmış görünsün diye ortasına sadece zemini  düz  hale getirdiğim strafor küreyi etrafına daha küçük parçaları yapıştırdım.yine amaç hafif  olması.
 Daha sonra evde basit bir tarifle  hazırladığım seramik hamurunu yoğurup yaklaşık 1cm kalınlığında açıp  kutuyu  ve kapahı  her yerini kapatacak şekilde kapladım.Bir gün kurumaya bıraktım.Bu aşamada hamurda çatlaklar oluştu.Bu çatlaklar derin yarık halini almadıkça  bence sorun yok çünkü  pişmiş kekin gerçekçiliğini yakalamak için zaten bu  çatlaklara hafif pürüzlere ihtiyacımız olacak.Derin yarık oluşursa da rölyef macunu,beyaz tutkala pudra ekleyerek oluşturulmuş  dolgu malzemesi  veya kontur rölyefle  doldurularak onarılabilir.
 Kekler kuruduktan sonra bisküvi rengi gibi  bir renkte akrilik boyayı  sulandırarak ponpon  fırçayla boyadım.Daha sonra  pişmiş efektini sağlamak  sünger yardımıyla (bir kağıda fazlasını aldığım) kahverengi,bej, hardal gibi renklerle pıt  pıt renklendirdim.Girintiler açık çıkıntılar koyu renk.
 Kapağa da pembe sarı krema (iki yemek kaşığı tutkal,bir yemek kaşığı bebe yağı krema kıvamı alana kadar eklediğim  pudra ve bir damlacık pembe akrilik boyayı karıştırıp hazırladığım)sıvadım.Kapağın kenarlarına akışıyor görünümünde çikolata aynı karışıma kahverengi boya ekleyerek.Onlar kuruyunca ki çabuk kuruyor.Üstüne şu beyaz kremayı hazırladım.Krema torbasına doldurup bol bol sıktım.Aslında pasta  süslemekte çok başarısızım kremayla sanat eseri çıkaran marifetli elleri takdir ediyorum ben  meraklı afacanlarımın baskıları  altında ancak bu kadar yapabildim.Çabuk kuruyacağı  için  üstünde kullanacağım şekerleme gibi malzemeleri önceden hazırlayıp yanıma alıyorum.Şekerlemeleri polimer kille yaptım.üstüne doğum günü mumlarını ikiye kırıp sapladım.Biraz da çocuk faaliyetlerinde kullanılan renkli pırıltılı kumlardan serpiştirdim ışık  vurdukça parıldıyor.  
 Keklerim kağıdın içinde gibi görünsün diye oldukça canli  renkli peçeteyi  keklerin tabanına ve altlarına uyguladım.Bu kadar süs yeter deyip yat verniğiyle vernikledim.Bir de doğal  rafya bağladım bitti.Peki bunlar ne işe yarayacak.
 İşte bakın içine ileriki çalışmalarımda kullanacağım  polimer kilden yaptığım düğmeler,anahtarlar,mıknatıslar,incik  boncuk  doldurdum onun içinde neler var neler,yakın zamanda  mini bir albüm hazırlamak istiyorum  ön hazırlıklarımı yapıyorum minik el aynaları,anahtarlar,düğmeler hatta etiketler hepsi de antik renk polimer kilden bakalım  ortaya ne çıkacak.
 Oğlum çok lezzetli  görünüyor bir ısırık alayım deyince onu  da çekiverdim  böyle.
Karmakarışık bir  hobi dünyam var ama malesef kiraladığımız ev öyle plansız  öyle kullanışsız ki kendime  bir hobi köşesi hazırlayamadım.Ahşap boyama  malzemelerim bir oadada keçelerim  başka bir yerde polimer killerim ve takı malzemelerim mutfakta muhafaza altında  bu  duruma sinir oluyorum bazen hepsini toplayayım  bu evden  kurtulana kadar elimi sürmeyeyim diyorum bu defa da oyalanacak  bi şey lazım diyorum sonuçta şehre uzak köy  kadar bir yer....Gelgitlerle dolu geçiyor günlerim umarım tayinimiz çıkar da istediğimiz şehre  gideriz. Sevgiyle kalın.

12 Mayıs 2014 Pazartesi

mutfak defterim...

     Herkese güneşli ve mis gibi  bir deniz kokusuyla merhaba diyorum.Yepyeni  bir haftaya başladık mutlu ve huzurlu geçsin haftanız.Geçenlerde bir defter yapmıştım kendime hatırlarsınız sevgili Esra Akın' ın  harikalarından etkilenerek acemice bir çalışma yaptım ve sıraya  mutfak  defterini aldığımı söyledim.Aslında daha önce paylaşmak istedim ama hava  kapalı  ve  yağmurluydu böyle olunca resimler güzel çıkmıyor ayrıntılar belli olmuyor diye bekledim işte acemi işi defterim.
     Bol resimli uzun bir post umarım sıkılmazsınız. Cupcake sevmeyenimiz yoktur  herhalde ben de çok seviyorum hatta mutfak objelerinde  taktım bu görsellere diyebilirim.Kapağı mukavvayı  karton ve desenli kağıtla kaplayarak oluşturdum.Defterin kapağındaki keki mukavva kartona gesso sürüp kendim istediğim büyüklükte bir kek çizip boyadım el boyaması yani,akrilik boya kullandım.Hem boyutlu hem  de el yapımı bir ayrıcalığı olsun defterimin istedim.Kürdan yardımıyla bir de kart  sapladım kekime el yapımı diye...Çok  sevdiğim narin dantelleri yapıştırmazsam olmaz süslüyüm  ben  her  şeyi süslü severim.Bir de kağıt işlerinde çok işime yarayan T-chibo dan aldığım rengarenk minik stamplarım  yardımıyla mührü bastım bu  mühür desenini de çok  sevdim  dantelle çok yakıştırıyorum  her yere .
 defterin içinde farklı  boyda minicik bir dosya var.Ben genç bir kızken Canım annem yemeklerini tarif ederken malzemeleri hep göz kararı diye  sayardı  bana sinir olurdum benim gözümün  kararı seninkine uyar mı diye  söylenirdim yemek yapmayı da  hiç sevmezdim pek de bi şey öğrenemedim  annemden.Geçtiğimiz yaz annemlerde toplanmış otururken canım abim Zülüş ne olur annemin yöresel  lezzetlerini öğren eşlerimiz sevmiyor yapmıyor annemiz yokken sen yaparsın dedi.Sözün özü bu dosya anneciğimden alacağım tarifler için göz kararı malzemeler kullanarak  yapacağım yemeklere ayırdım artık annemi anlayabiliyorum.Yeni evlendiğim zamanlarda öğrenmeye başladığımda malzemeleri ölçüyle ekliyordum annemin kızıyım şimdi hep  gözkararı...


 Esra' nın fikirlerinden  çalarak bir  sürü  cep yaptım hem görsel  hem işlevsel,renkli renkli...Kurdelelerle süsledim.


 Delerken  yaptığım hataları  da minik görsellerle gizlemeye  çalıştım.

 Mühür bastım  aynı deseni farklı renkte stampayla...
Bir de  aşağıdaki gibi etiketler yapıştırdım favori tarifleri hemen bulayım diye...
 Arka kapakta bol bol mühürrrrrr...Çelik yapıda kolyemden kalma iki halkayı uç deliklere ince ve aynı kolyeden kalma zinciri orta deliklere taktım.Bitirdim.


 Aslında defter şu  aşağıdaki resimle başlıyor çekerken unutmuşum sonradan ekledim.Pitikare kurdele kullandım kenarında hem görsele hem deftere  hem  mutfağa yakışır değil mi.
  Şimdilik bu kadar.Şimdilik diyorum bir sonraki  yayına bir ipucu yine kendi  yaptığım kekler  var ama çılgın bir geri dönüşüm projesinde .Defterimin  hataları var delikler kaydı, ne bileyim sayfa boyları farklı oldu ama olsun  ben yaptım mutluyum.Sevdim defterimi umarım siz de beğenirsiniz.Yorumlarınızı merakla bekliyorum.Sevgiyle kalın.

3 Mayıs 2014 Cumartesi

eskinin eskisi bir defter...

            Herkese mutlu hafta sonları diliyorum.Bu hafta ben bir  işe giriştim aman Allah'ım hiç anlamadığım bir iş kendime eskitme  bir  defter yaptım.Sevgili Esra AKIN'  ın  defterlerini görüp de kolları  sıvamamak  ne  mümkün teknik bilgim sıfır ne  nasıl  bilmeden...marifetli elleri  öpülesi sevilesi Esra'nın paylaşımlarında  anlattığı kadarıyla  yapmaya çalıştım öyle matah bi şey değil ama ben pek sevdim


Teksir kağıdı kullandım eskitme olacağı için zaten sararmış ve eski görünüyorlar.Sadece sayfa kenarlarını köşelerini eski keçeli kalemlerin keçeleriyle eskittim.Kapağı mukavva kartonuna  şu büyük sarı zarflar var ya onu kesip kapladım.Kapağı da aynı şekilde eskittim birazda içtiğim kahveden sıçrattım üstüne aradaki bazı sayfalara.El dikişiyle tabi uyduruk biçimde dikip birleştirdim üç  ortalı oldu.Sonra you tube dan defter nasıl dikilip birleştiriliyormuş  izledim ve güldüm kendime... Gülmek serbest siz de gülebilirsiniz benim mumlu iple yaptığım dikişime.Ama yine de sağlam oldu bence  her ortayı ayrı ayrı kapağa dikerek sabitledim baktım
sayfa aralarına ip görünmüyor.İpler sırtlıkta görünmesin diye oraya hem desenli kağıt hem dantel yapıştırdım.(bu dantelleri hiç sevmezdik annem çeyizimize örerken kızardık kullanmam diye  şimdi anneme ilk gidişimde onun çeyizinden kalanlar da dahil  hepsini  toplayıp getireceğim).Parantezinden sonra deftere aksesuar olarak dantelden uyduruk bir çiçek fimo hamurundan üç  farklı model ve boyda anahtar yaptım Öne ve arkaya danteli yapıştırdığım yeri  gizleme amaçlı iki tane kalp  yaptım.çok severim kalp figürünü her şeyde her yerde...Defterde içinde ve dışında  bozuk çekilmiş fotokopilerin kullanılabilir  yerleri,artık graphig 45  kağıtları,artık peçeteler kullandım.

 Bu  sayfada kızlarımın fotkopiden sepya olarak aldığım resimlerini kullandım bana özel bir defter çalışırken öyle özlüyorum ki onları her an açıp bakabileceğim bu sevimlilere, cep  yaptım içine kağıt parçası.kenarlarına dantel.
  Bazı sayfalarda böyle artık kağıtları rasgele  kesip yapıştırdım onlar da birer cep.Biraz da kahve sıçrattım yine.

 Yine bozuk çıktılarımın kullanılabilir bir parçasını rastgele yırtıp yapıştırdım.Kenarlara mühür ve sayfaya komple lekeler kirler pamuğa bulaştırdığım kahveyle.
 Bir cep daha bebişlerimle...
 Bu da arkası.Tüm bu yazdığım şeyleri yaparken çok  keyif aldım.Çok dağıldım çok dağıttım.Benim her yer kağıt çer  çöp dağınıklığımı gören afacanlar da ortalığa oyuncaklarını saçtılar o sırada eşim geldi ve çocuklar artık annenize bakıcı tutacağım yaramazlık yapıyor evi çöp eve  çevirmiş  niye bakmadınız annenize diye dalga geçti.Bir de önerisi vardı ya bu defteri sen çocuklarıma torunlarıma hatıra kalsın diye yapıyorsun onlara o zamana kadar yıpranır eskirdi zaten niye uğraştın ki  bu kadar al bir defter yaz.Düşündürücü ya o zamana kadar  okunamayacak kadar  eskirse... Amaaan  neyse ne seviyorum işte eskiyi hatta eskinin de eskisini.Umarım beğenirsiniz.Esra Akın'ın bloğunu ziyaret etmeyi de unutmayın  gözünüz gönlünüz açılacak garanti...

sevgiler...