Herkese merhabalar gelmek bilmeyen baharı beklemekten sıkıldık artık mis gibi çiçek kokularıyla gelsin artık lütfen, çılgınlar gibi yağmur yağıyor hiç bir şey yapasım gelmiyor yapasım gelse de yazasım gelmiyor,bir yorgunluk bir durgunluk doktora mı görünmeli ne bu haller bende bilmiyorum... bu enteresan psikolojiyle şeytanın bacağını kırayım bir şeyler yapayım dedim sonuç aşağıda.daha önceden evimde kullandığım poşetliği(sağdaki) görmüşsünüzdür çok beğenildiği için o renk ve modeli geliştireyim diye yeni bir poşetlik boyamaya başlamıştım.Kat kat boya, uğraş,cetvelle çiz üstüne tuğla yap pencereyi kapıyı boya içini boya bir haftamı aldı tüm bu işlemler.
Siyah yağlı boya eskitme yaptım bir de onun kurumasını bekledim, sıra geldi verniğe kapağını takmadan içini sprey vernikle vernikledim.Kapak elimde e hadi kapağı da vernikleyeyim dedim aman vernik beyaz beyaz leke yaptı kuruyunca geçer mi dedim geçmedi al sana koca bir hayal kırıklığı.Moralim bozulunca hani şu çok sevdiğimiz polimer kilden küçük aksesuarlarla renklendirirdim ya bıraktım kapıyı pencereyi takıp bir çırpıda vernikledim gitti. İlk önce gözüme pek bi fukara görünüyordu ama alıştım bence böyle de ağır abi havalarında güzel oldu.
Öyle bozuldum ki verniğin ettiğine eşim daha naturel görünüyor zaten eskitme dediyse de kaldıramadım, ama paylaşamadım da öyle ortalıkta duruyordu bu güne kısmetmiş, boş bir vakitte o çatının bir hal çaresine bakacağım.
Aşağıdaki resimde daha net görünüyor bakın, her zaman kullandığım markaydı vernik, ben acele ettim sanırım kusur bende Saksıları falan seramik hamurundan, çiçekler de evdeki yapay çiçeklerden çalıntı küçük parçalar.
Bakın kuzeniyle selam durdu size.Tuğlaları öncekinden iyi oldu çatı işi bozmasa iyiydi.
Ne diyelim kimileri sade sever.Benden bu günlük bu kadar. sevgiler...